Her jenerasyonu ile sınıfının belirleyicisi olmayı başaran model, geçirdiği evrimden sonra ülkemizde üretilmeye ve satılmaya başladı.
Uzun yıllardır Renault Group’un bir parçası olan ve uygun fiyatlı otomobil üretmesi ile bilinen Romanyalı marka Dacia’nın popüler modeli Duster, 2010 yılında satışa sunulmasından bu yana yetenekleri ve rekabetçi fiyatı sayesinde giriş seviyesi SUV pazarında belirleyici bir güçtü. Bu sene ise devrim niteliğinde bir değişimle tasarlanan 3. nesil Duster, sunduğu yenilikler ile birlikte uygun fiyatını korurken sınıfının öncüsü olmaya devam
etmeyi hedefliyor. Duster, hayatı boyunca başarılı bir otomobil olmuştur. İlk çıktığı günden bu yana 2.2 milyon adet satılmış ve şu an dünyada her gün yaklaşık 1000 adet üretiliyor. Evet, sunduğu seçenekler ve malzemeler bakımından ucuz hissettiriyor ancak kendisi de ucuz.

İlk görüşte bile bu neslin bir öncekinin sadece makyajlı hali değil de yeni bir otomobil olduğunu anlıyorsunuz. Renault’nun CMF-B platformunun üzerine oturtulan yeni model, daha kaslı ve modern bir tasarıma sahip. Ön farlarda görülen Y harfi motifi ise içerideki klima havalandırmalarında da görülmeye devam ediyor. Standart olarak 17 inç alaşım jantlar sunuluyor ve 18 inçlik elmas kesim jant seçeneği de mevcut. İç mekan hala pahalı bir his uyandırmıyor. Hala dokunduğunuz her yerde sert plastikler mevcut ancak fiyata bakıldığında bu affedilebilir bir durum haline geliyor. Hele ki selefine kıyasla sunduğu yenilikler göze alındığı zaman.

Bir önceki Duster’dan görmeye alışkın olduğumuz dizel motorlar artık satışa sunulmuyor. Artık üç farklı aktarma organı ile satışa sunulan MK3, giriş seviyesinde 100 beygirlik 3 silindirli Eco G, 145 beygirlik E-Tech Full Hybrid ve 130 beygirlik Mild Hybrid Advanced paketleri ile karşımıza çıkıyor. Bizdeki test otomobili de E-Tech versiyonuydu. Yeni Duster, yeni platformu sayesinde bir önceki nesille neredeyse aynı boyutlarda olmasına rağmen daha geniş bir iç mekana sahip. Giriş seviyesi model’de analog kadranlar ve ortada sadece bir telefon tutacağı mevcut. Bu modelin bagaj hacmi de 594 litlerik bir alan ile önceki nesile göre daha yüksek bir taşıma kapasitesi sunuyor. Hibrit modelleri ise dijital kadranların beraberinde Apple CarPlay ve Android Auto ile gelen 10.1 inçlik dokunmatik ekran ile donatılmış.

Ancak bu modellerdeki aküler bagaj hacminden çaldıkları için 496 litrelik bir alan bulunuyor. Performans konusundaki fikirleriniz beklentilerinize ve sürüş tarzınıza göre değişkenlik gösterecektir. Test ettiğimiz model 0 100 km/s hıza 10.1 saniyede ulaşıyor ve maksimum hızı 180 km/s. Elbette orta segment bir SUV’den fazlasını beklemek doğru olmaz. Ancak fikrinizi etkileyebilecek olan şey şanzımanın tembelliği ve kararsızlığı. Trafikteki bir sıkışıklıktan kaçmaya ya da aniden hızlanmaya ihtiyacınız olduğunda, gaza ne kadar sert bassanız da vitesleri düşürmesi ve hızlanması göze batacak kadar uzun sürüyor. Bu da otomobili hantal hissettiriyor. Otobanda sabit bir hızda ilerlerken de, yoldaki değişikliklere göre aniden vitesi düşürüp, uzun bir süre yüksek devirde devam ediyor. O kadar ki, vitesi yükseltip bağırışını kesmek için gaz pedalıyla oynamak veya hızlanmak zorunda kalıyorsunuz. Bu sorunu şanzımanı manuel moduna alarak da çözemiyorsunuz, çünkü bu imkanı size sunmuyor. Bu kararsızlık ise uzun yolda yakıt tüketimini etkilerken, sürüş konforunu da azaltıyor.

Yeni Duster aynı zamanda bir önceki nesline göre daha sert süspansiyona sahip. Bu eksi bir durum olarak gelse de aslında iyileştirme amacıyla yapılmış ve işe de yaramış. Selefi’nin süspansiyonu o kadar yumuşaktı ki yolda ve tümseklerde oluşan sallantıdan yolcuların mideleri alt üst oluyordu. CMF-B platformu sayesinde daha sert süspansiyona rağmen daha konforlu bir sürüşle karşılaşıyorsunuz. Bu sertleştirme aynı zamanda yol tutuşunu da iyi etkilemiş. Tabii ki bir Lotus Exige değil; hala burulma kirişli bir arka dingile ve hissiz bir direksiyona sahip. Eskisi kadar olmasa da, virajlardaki yatma miktarı ile bir SUV olduğunu hatırlatıyor. Ancak içine yalandan bir sportiflik aşılanmamış. Bu otomobil performansı ve yol tutuşuyla öne çıkmayı hedefleyen bir model değil ve bunu asla inkar etmiyor.

Ancak eskisine göre her yönden daha iyi ve daha hassas bir yol tutuşu sağlıyor. Zaman zaman yapacağınız hafif sert sürüşlerde ve yüksek hızlı manevralarda sizi korkutmadan virajdan çıkarıyor ve çekiş kontrol sistemi sinir bozucu müdahalelerde bulunmuyor. Fren pedalı ise gerçekten beklemediğimiz kadar iyi bir hissiyat sunuyor. Frene
bastığınızda rejenerasyon neredeyse hiç hissedilmiyor ve pedal aralığı her hızda hassas ayar yapılabilecek uzunlukta.

Duster’a gelen tüm yenilikler, onun sevilmesini sağlayan şeyleri yok edebilirdi ancak böyle bir durum söz konusu değil. O, hala bildiğimiz ve sevdiğimiz Duster. Rakiplerinin hepsinden daha düşük bir fiyata sahipken temelde benzer lüksleri sunan MK3’ün selefine göre daha fazla satılacağını düşünmemek elde değil. Tıpkı Renault’nun hedeflediği gibi.
Emad Seraj
Teknik Özellikler
Motor 4 Silindir, 1598cc, hibrit
Güç 145 bg
Maksimum Tork 205 Nm
Ağırlık 1380 kg
Şanzıman 6-ileri otomatik
0-100 km/s 10.1 sn
Maksimum hız 180 km/s
Yakıt Tüketimi 5 l/100 km
CO2 113g/km





