24-25 Mayıs tarihlerinde, İtalya’nın en prestijli klasik otomobil etkinliklerinden biri olan ve Alfa Romeo’nun da yer alacağı “Fuori Concorso” Como Gölü’nün manzarasında düzenlenecek.
2025 FuoriConcorso’nun teması “Velocissimo – İtalyan Yarış Otomobilleri.” Bu tema, motor sporları tarihine damga vurmuş en sembolik yarış araçlarına yönelik etkileyici bir saygı duruşu niteliğinde. Etkinlik için Villa Sucota, “Casa Alfa Romeo”ya dönüştürülecek ve burada 6C 1750 Gran Sport (1930), Giulia TZ2 (1965), 33 TT 12 (1975) ve GP Tipo 159 “Alfetta” (1951) gibi unutulmaz modellerin yer aldığı önemli bir sergi düzenlenecek. Sergiyi, yalnızca 33 özel adet üretilmiş olan ve 1967’deki öncüsüne bir saygı duruşu niteliği taşıyan yeni 33 Stradale tamamlayacak. Bu araç, birçok kişi tarafından tüm zamanların en güzel otomobillerinden biri olarak kabul ediliyor.

Villa Sucota’da, Como Gölü’ne bakan ortamında 24-25 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek 2025 FuoriConcorso etkinliğinde Alfa Romeo, Resmi Partner olarak yer alacak. 2019’da Larusmiani Başkanı Guglielmo Miani tarafından başlatılan bu seçkin etkinlik, her yıl dünyanın dört bir yanından binlerce koleksiyoner, uzman ve otomobil tutkununu kendine çekiyor. Bu yılki tema – “Velocissimo – İtalyan Yarış Otomobilleri”. Bu tema İtalyan yarış otomobillerinin güzelliğini ve adrenalin dolu ruhunu anlatmayı amaçlıyor; bu araçlar, nesiller boyunca tutkulu hayranları ateşlemiş ve bugün hâlâ kolektif bilinçte yankılanıyor. Bu özel etkinlik için görkemli Villa Sucota tamamen Alfa Romeo’ya ayrılmış bir alana – “Casa Alfa Romeo” – dönüştürülecek. Burada Arese’deki Alfa Romeo Müzesi’nden ve özel koleksiyonlardan getirilen yaklaşık 15 unutulmaz model sergilenecek.

Bu nadirlikler arasında 1930 model 6C 1750 Gran Sport öne çıkıyor. Zagato imzasını taşıyan ayırt edici tasarımı, kompresörlü altı silindirli motoru ve Mille Miglia, Targa Florio, Tourist Trophy gibi dayanıklılık yarışlarında kazandığı sayısız zaferle Alfa Romeo’nun en ünlü modellerinden biridir. Bu modelin benzeriyle efsanevi Tazio Nuvolari, 1930 Mille Miglia yarışını kazanmış ve ortalama 100 km/s hızla parkur rekoru kırmıştı. Bu yarışta takım arkadaşı Achille Varzi ile unutulmaz bir düello yaşanmıştı.

Yol yarışlarının altın çağından 1960’lara geçildiğinde, 1965 model Giulia TZ2’nin varlığı öne çıkıyor. Buna önceki Giulia TZ modelinin evrimi de diyebiliriz. Daha alçak, daha sivri ve aerodinamik olan bu araç, tüp şasi üzerine cam elyaf gövdeye sahipti. Zagato’da Ercole Spada tarafından tasarlanmış olan TZ2’nin kaslı çizgileri, ikonik kısa kesilmiş kuyruğuyla taçlanmış. 1.6 litrelik çift egzantrikli motoru, çift buji ve kuru karter ile geliştirilmiş ve 170 beygir gücüne, 250 km/s hıza ulaşmıştı. 1965’teki çıkışında Monza 1000 km yarışını sınıfında kazanmış, ardından Sebring 12 Saat, Targa Florio ve Nürburgring 1000 km gibi yarışlarda da zafere ulaşmıştı. Bir yıl sonra da yine aynı başarıları tekrarlamıştı.

Sahnenin bir diğer yıldızı 1975 model 33 TT12 olacak. İlk kez 5 Mayıs 1973’te Spa-Francorchamps 1000 km yarışında sahneye çıkan bu model, Alfa Romeo’nun Tipo 33 ailesiyle dahil olduğu Dünya Markalar Şampiyonası’nda büyük üreticilerin kıyasıya rekabet ettiği dönemde doğdu. 1967’de başlayan “33” adı artık efsaneleşmişti. “TT” ifadesi “Telaio Tubulare” (tüplü şasi) anlamına gelirken, “12” ise 180° düz V12 motorun silindir sayısını belirtiyordu. 500 beygir gücünü aşabilen bu üç litrelik motor, yana yerleştirilmiş kanatları ve meşhur periskopu ile görsel olarak da ayırt ediciydi. 1974’te gelişim süreci ve ilk zaferlerden sonra, 1975 yılında Alfa Romeo yedi yarıştan yedisini kazanarak Dünya Markalar Şampiyonluğu’nu almış, markanın tarihindeki dördüncü genel şampiyonluk olmuştur Merzario, Andretti, Ickx, Vaccarella gibi efsane pilotlar da bu aracın direksiyonuna geçmişlerdi.

Villa Sucota’nın birkaç adım ötesinde, Formula 1 tarihine damga vurmuş “krallara” ayrılmış özel bir alan bulunuyor. Burada başrolde, 1951 model Alfa Romeo GP Tipo 159 “Alfetta” yer alıyor. Bu araç, ilk iki Dünya Şampiyonası’nın gerçek hükümranı da denilebilir. 1938’in efsanevi 158 modelinin evrimi olan 159, Juan Manuel Fangio’nun zaferiyle taçlanmıştı. 1950’de Nino Farina ile gelen ilk şampiyonluğun ardından, Alfa Romeo Giulietta’ya odaklanmak için yarışlardan resmen çekilmişti. 159, iki aşamalı kompresör, De Dion arka süspansiyonu (bu sistemin 1972 model Alfetta’ya adını verdiği not edilir) ve daha gelişmiş aerodinamik yapısıyla 158’den ayrılıyordu. 1.5 litrelik sekiz silindirli motor, testlerde 450 beygir gücüne kadar ulaşmış, litre başına 304 hp’lik etkileyici bir değer sergilemişti.

Villa Sucota’da ayrıca yeni 33 Stradale da sergilenecek. Günlük kullanıma uygun olarak onaylanmış “özel üretim” bu araç, pistte performans sunarken konfordan da ödün vermemeyi amaçlıyor. 2023’te tanıtılan ve sadece 33 adet üretilen (ve tamamı satılan) bu model, 1960’ların ikonik 33 Stradale aracının geri dönüşünü temsil ediyor. Efsanevi Tipo 33’ten türeyen bu araç, birçok kişiye göre tüm zamanların en güzel otomobillerinden birisiydi.




